Nükleer Buzkıran Gemisinin Dümenindeki İlk Kadın
içindekilere geri dönRosatom, Trans-Arktik Ulaşım Koridoru’nun kurulması kapsamında Arktik denizciliğini sistematik olarak geliştiriyor. Bu girişim, Kuzey Deniz Rotası’ndaki kargo trafiğini önemli ölçüde artırma potansiyeline sahip. Bu bağlamda, nükleer buzkıran filosu önemli bir rol üstleniyor. Böyle bir geminin kaptanı olmak kolay bir iş değil. Gemi kaptanlığı geleneksel olarak erkek mesleği olarak kabul ediliyor. Ancak Rosatom bu basmakalıp düşünceleri yıkıyor. Geçen yıl Marina Starovoytova, dünyada nükleer buzkıran gemisinin ilk kadın kaptanı oldu. İşte onun hikayesi.
Marina Starovoytova aldığı eğitim gereği ilk başta Rus dili ve edebiyatı öğretmeniydi. Ancak bir gün arkadaşları genç öğretmene Murmansk Nakliye Şirketi’nin denizcilik işlerinde çalışmak üzere kadın eleman aradığını söyleyince, denemeye karar verdi. Starovoytova, maceracı ruhu ve seyahat etmenin romantizminin ağır bastığını söylüyor.
İlk başlarda mutfak görevlisi olarak çalışan Starovoytova , düzeni sağladı, bulaşık yıkadı ve yemek servisi yaptı. Ancak kısa sürede denizi sevdiğini ve gemiyi yönetmek istediğini fark etti.
Hayalini gerçekleştirmek için Marina Starovoytova, Amiral Makarov Devlet Denizcilik Akademisi’nin uzaktan eğitim bölümüne kaydolarak, navigasyon eğitimi almaya başladı. O dönemde kadınlar tam zamanlı bölüme kabul edilmiyordu. Starovoytova da paralelinde mutfak görevlisi olarak çalışmaya devam etti. Onun için en zor kısım, bir gemide 12 ay boyunca denizci veya stajyer olarak çalışma yeterliliği kriterini karşılamaktı. Bu denizde geçen süre, yeterlilik belgesi almak için zorunluydu.
Marina, denizci olarak işe girmek için Murmansk’taki Deniz Kaptanları Derneği’ne başvurdu. Dernek onu destekledi ve bir ticaret gemisinde ikinci sınıf denizci olarak işe başladı. Kıdemli meslektaşlarından öğrendi, demirleme ve güverte işlerine katıldı. Daha sonra sınavlarını geçti, usta gemici yeterlilik belgesini aldı ve geminin dümenine geçerek komutayı ele aldı.
Akademik diplomasını ve yeterlilik belgesini aldıktan sonra Marina Starovoytova, Üçüncü Kaptan olarak işe başladı. Arktik’te demirleme ve karmaşık kendi kendine boşaltma operasyonlarından geçti ve sıkı çalışmasıyla denizciler arasında saygınlık kazandı. Marina Starovoytova, “Nakliye filosu beni güçlendirdi ve bana paha biçilmez deneyimler kazandırdı. O yılları ve denizcilik kaderinin beni bir araya getirdiği insanları içtenlikle ve derin bir saygıyla anımsıyorum. Birçoğuyla hala yakın temas halindeyim” diye anlatıyor.
Hayal: Nükleer buzkıran
Marina Starovoytova, daha sonra Marina nükleer buzkıran gemileri kullanmak istedi. Marina Starovoytova, “Profesyonel buzkıran mürettebatının, nakliye gemilerini kuyumcu hassasiyetiyle buzda hareket ettirmelerine hayran kalmıştım. Ve buzkıranların gücü etkileyiciydi. Kendime sordum: Onlar gibi yapabilir miyim? Denemeye karar verdim” dedi.
Nükleer buzkıran gemisi Yamal’a kabul edildi, ancak nükleer buzkıran gemilerinde görev almak özel beceri ve yetenekler gerektirdiğinden rütbesi düşürüldü. Bununla birlikte, akıl hocaları ona yardımcı oldu ve rehberlik etti, bu nedenle öğrenme süreci sorunsuz geçti. Sınavlarını geçti, Üçüncü Kaptan ve ardından İkinci Kaptan oldu. Bir buzkıran gemisinde üç İkinci Kaptan vardır. Bu kaptanlardan biri operasyon bölümünden, ikincisi iç hizmetlerden ve üçüncüsü ise gemi tatbikatları ve yangın söndürme ekipmanlarından sorumludur.

Marina Starovoytova özellikle kaptan olmak için çabalamadı. Ona göre, doğru yerde olduğunu, sevdiği işi yaptığını hissetmek ve yürüttüğü her başarılı refakat operasyonunun daha büyük bir çabanın parçası olduğunu düşünmek daha önemliydi.
Marina Starovoytova, geçen yıl ağustos ayında, Rus nükleer sanayisinin 80. yıl dönümüne adanmış görkemli bir tören sırasında kaptanlığa atandı. Marina Starovoytova,“Arktik sadece buz ve kardan ibaret değil; aynı zamanda sert, görkemli ve inanılmaz derecede güzel bir deniz. Tüm denizler farklıdır. En sık çalıştığımız Kara Denizi soğuktur, sık sık sisli ve fırtınalı olur ve yılın büyük bölümünde buzla kaplıdır. Barents Denizi ise turkuaz renginde, kristal berraklığında ama serttir. Her denizin kendine özgü bir karakteri vardır, tıpkı bir buzkıran gemisi gibi, tıpkı bir insan gibi” ifadelerini kullandı.
Yeni kaptan 30 Eylül’de görevi devraldı. Marina Starovoytova, Yamal’ın rıhtıma yanaşmasını, planlı onarımını ve rıhtımdan ayrılışını yönetti. Ardından ilk sefer ve Arktik’in batı kesimindeki gemilere refakat etme görevi geldi.
Yamal’ın yeni kaptanının kendi için belirlediği en önemli görev, işini güvenli ve verimli bir şekilde yapmak oldu. Marina Starovoytova, “Denizde hiçbir şey kolay değil. Tüm mürettebattan ve buzkıran gemisinden sorumlusunuz. Bu, son derece soğukkanlı olmayı ve sürekli konsantrasyonu gerektiriyor” diye konuştu.
Bir diğer görev de iyi bir çalışma ortamı sağlama. Yamal’ın kaptanı Starovoytova, “Öğretmen olarak farklı motivasyon yöntemleri kullanıyorum, ancak insanları dinlemek çok önemli. Ekibim deneyimli ve yetenekli; onların görüşleri benim için önemli ve birçok şeyi tartışıyoruz çünkü ekip içindeki güven, güvenliğin temelidir” dedi. Dahası, Marina Starovoytova herkesin onu “ilk kadın kaptan” olarak değil, sadece bir kaptan olarak görmesini istiyor.
Marina Starovoytova yeni pozisyonunu bir bitiş çizgisi değil, daha çok bir başlangıç, bir zirveye ulaşmak olarak görüyor. Öğrenecek çok şey var; kargo gemilerine buzda rehberlik etmek ve yeni bir statüde bir ekibe liderlik etmek. Marina Starovoytova, “Bir kaptan bir yönetici, bir yargıç, bir diplomat, bir psikolog ve bir kurtarıcıdır. Kaptanlar, geminin bayrağını taşıdığı ülkenin resmi temsilcisidir. Bir kaptan her şeyi öngörmeli, her şeye hazır olmalı ve gemide olan her şeyden sorumlu olmalıdır” dedi.

