Bültene Abone Olun
Abone ol
#256Eylül 2022

İnşaat Sanatı

içindekilere geri dön

Rosatom Overseas Başkanı Evgeny Pakermanov ile Rosatom’un Rus nükleer teknolojilerinin (Rusatom Overseas-RAOS) uluslararası tanıtımına odaklanan bölümü hakkında görüştük. Pakermanov, Bolivya’daki Yüksek İrtifa Nükleer Araştırma ve Teknoloji Merkezi ve RITM-200 ve Shelf-M reaktörleriyle donatılmış karadaki küçük nükleer santraller ve hidrojen ekonomisi gibi Rusya’nın yurtdışında inşa ettiği benzersiz nükleer tesislere değindi.

– Sayın Pakermanov, AtomStroyExport mühendislik bölümü, RosEnergoAtom elektrik enerjisi bölümü, bu noktadan hareketle, Rosatom diğer bölümlerinde olduğu gibi RAOS’un da ayırt edici bir tanımı var mı?

– Rus nükleer şirketi Rosatom’un organizasyon şemasında bölümümüz ‘Overseas’ (Yurtdışı) olarak geçiyor. Şirket 2015 yılında, denizaşırı büyük nükleer santrallerin inşasına yönelik bir müteahhitlik acentesi olarak kuruldu, dolayısıyla adını da buradan aldı diyebiliriz. Ardından, nükleer bilim ve teknoloji merkezleri (NSTC) ile ilgilenen bir başka büyük iş kolunu hayata geçirdik. 2017 yılında, Bolivya’da bu kapsamda bir merkez inşa etmek için sözleşme imzaladık. Sonrasında RAOS, Rosatom’un küçük nükleer santraller ve hidrojen ekonomisi alanındaki çözümlerinin ve hizmetlerinin entegrasyonu ile görevlendirildi. Kurulan yeni iş kolları şirket yapısında değişiklikler gerektirdiği için, Rosatom’un bir diğer şirketi olan Devlet İhtisas Tasarım Enstitüsü (SSDI) üzerinde kontrol sahibi olduk. SSDI, Bolivya Nükleer Araştırma ve Teknoloji Merkezi (NSTC) ve Yakutistan’da pilot bir küçük modüler reaktör inşaat projesi de dahil olmak üzere, sözleşmeli projeler için tasarım ve inşaat hizmetlerinin sağlanması konusunda uzmanlaşmıştır.

Bugüne geldiğimizde, birçok segmentte çeşitli işler yapıyoruz, bu nedenle kurumsal yapımız daha çok bir holding şirketini andırıyor. Bizi farklı kılan da bu. Rosatom’un diğer bölümleri genellikle tek bir temel ürün veya iş kolu üzerine kurulmuşken, RAOS kendi yolunda ilerledi.

– RAOS şu anda hangi iş kollarına odaklanmış vaziyette?

– Şirketimiz, yıllar içerisinde, yurtdışındaki büyük nükleer santrallerin inşasına yönelik bir müteahhitlik firmasından hızla büyüyen bir işletme şirketi haline gelmiştir. Müteahhitlik firması olmasının yanı sıra SSDI aracılığıyla mühendislik tasarım yetkinlikleri de kazanan RAOS, şu anda enerji, sağlık, ulaşım altyapısı ve diğer sektörlerde bir dizi büyük ölçekli mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesi (EPC) de sunmaktadır. Bu projelerin çoğu, Rusya’nın federal ve bölgesel kalkınma programları için öncelikli öneme sahiptir. Bir noktada, RAOS’un stratejisinin ve yapısının değişmesinin yanı sıra, sorumlulukların belirlenmesi ve insan kaynaklarının atanmasında doğru dengenin kurulmasının zamanının geldiğini idrak ettik.

– Rusatom Enerji Projeleri’nin (REP) kurulmasına bu süreçler mi yön verdi?

 – Evet, öyle. RAOS faaliyetlerinin son birkaç yılda yeni iş kollarına yoğunlaşması, çalışanların sorumluluk ve yükümlülüklerini de etkiledi. Başlangıçta personelimizin neredeyse tamamı büyük nükleer santrallerin inşası için sözleşmeler yaparken, geçen yıl sonunda bu oran %20’ye kadar düşmüştür. Müşteri bulma ve büyük nükleer santraller için sözleşmeler yapma konusunda uzmanlaşmış departmanın bölünmesi gayet doğaldı. Büyük nükleer santrallerin Rosatom’un ana iş kolu olarak her daim merkezde olacağına şüphe yok. Bu iş kolundan sorumlu olan Rusatom Enerji Projeleri’nin Rosatom’un nükleer enerji çözümlerini tanıtmak için cesur adımlar attığını görmekten de ayrıca mutluyuz.

– Devamında Rusatom Overseas nasıl değişti?

– Yaptığımız iş, RAOS’un takip ettiği mevcut ortamı ve hedefleri yansıtacak yeni bir kurumsal misyonun oluşturulmasına yönelik kapsamlı bir yeniden yapılanma geçirdi. Gerçeği söylemek gerekirse, bu kolay olmadı çünkü faaliyetlerimiz Rus nükleer şirketinin birçok ürününü ve iş kolunu içeriyor. Kısacası, ‘yakalanamayanı yakalamak’ gibi bir misyon oluşturuldu ancak bu sonuca sayısız denemeden sonra ulaştık. Yeni misyonumuz şöyle: “Teknoloji potansiyelini açığa çıkaran ve en iyi ve değişen pazarları bir araya getiren RAOS, dünya ve gelecek için, tasarımdan teslimata kadar yeni ekonomik çözümler sunuyor.”

– Yeniden yapılanmanın ardından şirketin tam olarak ne yaptığını açıklar mısınız?

– Rusya’da küçük nükleer santraller kurulması, hidrojen ekonomisinin desteklenmesi ve RIVER markasıyla enerji dışı çözümler sunulmasına yönelik pilot projelerimize devam ediyoruz. Nükleer araştırma ve teknoloji merkezleri de bizim alanımız. Bir diğer önemli iş kolumuz ise TransMashHolding (TMH) ile stratejik ortaklığın geliştirilmesidir. TMH ile birlikte, enerji ve ulaşım mühendisliği, lojistik, elektrik mühendisliği ve dijital teknoloji alanlarında yeni ürün ve hizmetlerle pazara girmeyi hedefliyoruz. RAOS, 2022 yılının başlarında, demiryolu tahrik sistemleri üreticisi TMH Energy Solutions şirketinin %25.01’lik hissesini satın aldı. Görüldüğü üzere, RAOS birçok proje ile ilgileniyor ve bu projelerin tamamı, çevre gündemine katkıda bulunması ve enerji ve yüksek teknoloji sektörlerinde teknolojik liderliğimizi güvence altına alması yönüyle Rusya için öncelikli projeler olma özelliği taşıyor.

– RAOS’un 10 Ağustos 2022’den itibaren üzerinde çalıştığı tüm önemli projeler hakkında bize bilgi verebilir misiniz? En önemli projeleri vurgularsanız seviniriz.

– Bolivya’da, deniz seviyesinden 4.000 metre yükseklikte inşa edilen nükleer araştırma ve teknoloji merkezindeki ilk tesislerin tamamlanması, bizim için kesinlikle bu yılın en önemli olayı. 5 Ağustos günü radyofarmasötik üretim tesisi ile çok amaçlı bir ışınlama tesisinin faaliyete alınması için tören düzenlendi. IAEA uzmanları, iki tesisin Latin Amerika’daki nükleer teknoloji uygulamasının en iyi örnekleri arasında olduğunu belirtiyor. Bahse konu nükleer merkez emsalsiz nitelikte olup bölgede Rusya tarafından gerçekleştirilen en büyük projelerden biri olma özelliği taşıyor. Bu merkez, Rus nükleer teknolojileri için yeni ihracat fırsatları da yaratıyor. Bolivya’daki Nükleer Araştırma ve Teknoloji Merkezi, RIVER markasıyla sunulan Rosatom’un gelişmiş çözümlerine yönelik önemli bir referans görevi görecek. Bir diğer önemli proje, Yakutistan’da (Rusya) RITM-200N reaktörlü karadaki küçük bir nükleer santralin inşa edilmesini kapsıyor. Söz konusu proje kapsamında inşaat sahasının neresi olacağı belirlenirken, tesisin tasarımına yönelik çalışmalar devam ediyor. İki yıl süren mühendislik araştırmalarında sona gelindi. Santral ruhsatı başvuru belgeleri çevre uzmanlarından olumlu görüş alırken, şantiyede inşaat faaliyetlerine başlandı.

Rusya’nın Arktik bölgelerinin gelişimi için önemli olan bir proje (Shelf-M reaktörlü küçük bir nükleer santralin inşası) daha giderek ivme kazanıyor. Şu anda uygun sahaları araştırıyoruz.

Dmitry Rogachev Center’da (Rusya’daki en önemli sağlık projelerinden biri) yeni bir nükleer tıp bölümünün inşaatı da takvime uygun şekilde devam ediyor.

Hidrojen teknolojisinde de aktif çalışmalar devam ediyor. Çok sayıda sözleşme imzaladık ve dört pilot projenin hayata geçirilmesi için hazırlıklarımız devam ediyor. Yoğunlaştığımız tek şey, üretimden teslimata kadar her aşamada rekabetçi çözümlerin yerel olarak geliştirilmesidir.

Pilot projelerimizle ilgili son gelişmeleri şu şekilde sıralamak mümkün. Rusya’nın Uzak Doğu Federal Bölgesi’nde yer alan Sahalin adasında kurulması planlanan hidrojen santrali için fizibilite çalışması hazırlandı. Söz konusu santral, hidrojen üretmek için buhar-metan reform yöntemini ve karbon yakalama sistemlerini kullanacak. Ön tasarım dokümanlarının hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. Sahalin hidrojen enerjili tren projesine gelince, bu projeye yönelik bir yakıt istasyonu konsepti geliştirdik ve bunun için potansiyel sahalar belirledik. Ayrıca, üretim süreçlerinde hidrojen kullanımı için önde gelen Rus çelik üreticileri ve petrol arıtma şirketleri ile de anlaşmalar imzaladık.

– Şirketin yılın geri kalan süresine yönelik planları nelerdir?

– Koyduğumuz hedefler çok iddialı hedefler. Bu hedeflere ulaşmak için elimizden geleni yapacağız. Yakutistan’daki küçük nükleer santrale gelince, yıl sonuna kadar bir RITM-200N reaktörünün ayrıntılı bir tasarımını geliştirmeyi ve şantiye lisansı için belgeleri sunmayı planlıyoruz. RIVER markasıyla sunduğumuz iş kolumuzda, potansiyel müşteri havuzumuzda bulunan birkaç ülke ile iş birliği anlaşmaları yapmayı planlıyoruz. Hidrojen alanındaki pilot projelerimiz açısından, bu yıl içinde Sahalin’deki tren yakıt ikmal sahalarında mühendislik araştırmalarına başlamayı planlıyoruz. Ayrıca Sahalin bölgesindeki hidrojen tesisi için ön tasarım belgelerinin geliştirilmesini de tamamlamayı umuyoruz.

– Şirketin bugüne kadarki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

– Yeniden yapılanma sürecini salimen geride bıraktık ve gelecek yıllar için yeni faaliyet alanları belirledik. Hiçbir projemiz beklemeye alınmadı. Bolivya’daki nükleer araştırma ve teknoloji merkezindeki ilk iki tesisin inşaatını tamamladık. Yakutistan’daki küçük modüler reaktör (SMR) projesine devam eden RAOS, gelecek vaat eden iş kollarını takip ederken Dmitry Rogachev Ulusal Tıbbi Araştırma Merkezi’nde de yeni bir tesis inşa ediyor. Rusatom Overseas için belirlenen hedefler doğrultusunda gayret gösteren ekibimizin tempoyu koruyacağına olan inancım sonsuz.